Didem Sökmen — portre

Hakkımda

Ben Didem Sökmen.

Yaklaşık 25 yıldır markaların, kurumların, uzmanların ve fikirlerin nasıl anlatıldığını, nasıl algılandığını ve insanda nasıl bir iz bıraktığını çalışıyorum. Marka ve iletişim danışmanı, deneyim mimarı ve profesyonel nörokoç olarak; birikimi olan insanların ve markaların kendilerini daha net, güvenilir ve hatırlanabilir bir anlatıyla ifade etmelerine eşlik ediyorum.

Profesyonel Yolculuk

İletişim ajanslarında başladım; sağlık sektöründe yöneticilikle derinleşti.

Mesleki yolculuğum iletişim ajanslarında başladı. Yıllar içinde sağlık, turizm, eğitim, yaşam tarzı, kültür-sanat ve kurumsal iletişim alanlarında farklı marka ve projelerle çalışma fırsatı buldum. Liv Hospital ve Medicana Sağlık Grubu gibi sağlık sektörünün güçlü kurumlarında marka ve kurumsal iletişim alanında yöneticilik yaptım. Bu süreçte medya ilişkilerinden içerik stratejisine, itibar yönetiminden dijital iletişime, marka konumlandırmadan deneyim odaklı iletişime kadar geniş bir alanda aktif rol aldım.

Kurumsal Deneyim

  • Liv Hospital
  • Medicana Sağlık Grubu

Yöneticilik dönemlerinden

Sektörler

  • Sağlık
  • Turizm
  • Eğitim
  • Yaşam Tarzı
  • Kültür-Sanat
  • Kurumsal İletişim

Bugün

Marka aklını, insan davranışıyla ve deneyim tasarımıyla birleştiren bir yaklaşım.

Bugün bu deneyimi yalnızca klasik iletişim perspektifiyle ele almıyorum. Çünkü artık markaların ve kişisel markaların yalnızca ne anlattıklarıyla değil, insana ne yaşattıklarıyla hatırlandığına inanıyorum. Bir markanın dili, bir uzmanın görünürlüğü, bir etkinliğin akışı veya bir kişisel hikâyenin anlatım biçimi; hepsi insanın zihninde ve duygusunda bir iz bırakır. Benim çalışma alanım tam olarak bu izin mimarisidir.

Marka ve iletişim danışmanlığı çalışmalarımda; kurumların, girişimlerin ve uzmanların konumlandırmasını, iletişim dilini, içerik stratejisini ve görünürlük mimarisini sadeleştiriyorum. Amacım daha fazla şey söylemek değil, doğru şeyi daha güçlü bir yerden söylemek. Çünkü güçlü bir marka anlatısı, kalabalık mesajlardan değil, iyi kurulmuş bir omurgadan doğar.

Kişisel marka stratejisi alanında ise özellikle deneyimi, uzmanlığı ve birikimi olan profesyonellerle çalışıyorum. Birçok insan yıllar içinde çok şey öğreniyor, çok şey başarıyor, çok farklı alanda deneyim kazanıyor; fakat iş kendini anlatmaya geldiğinde bütün bu birikim dağınık görünebiliyor. Ben bu dağınıklığın içinden kişiyi taşıyan ana fikri çıkarıyor, onun sesiyle uyumlu, güven veren ve sürdürülebilir bir kişisel marka yapısı kurmasına destek oluyorum.

Deneyim mimarisi ise benim için iletişimin daha derin bir katmanı. Bir etkinlik, eğitim, kamp, atölye, marka buluşması veya kişisel dönüşüm yolculuğu yalnızca içerikten ibaret değildir. İnsanlar ne gördüğünü, nasıl karşılandığını, hangi atmosferin içinde bulunduğunu, hangi cümleyi duyduğunu ve oradan hangi hisle ayrıldığını hatırlar. Bu nedenle deneyim tasarımında akışa, ritme, temas noktalarına, mekâna, duyguya, dile ve hatırlanma biçimine birlikte bakıyorum.

Yaklaşım

Profesyonel nörokoçluk eğitimim, iletişime bakışımı derinleştirdi.

Profesyonel nörokoçluk eğitimim ve insan davranışına duyduğum ilgi, iletişime bakışımı daha da derinleştirdi. AçıkBeyin Nörokoçluk Okulu’nda aldığım nörobilim temelli koçluk eğitimi; dikkat, algı, karar verme, davranış değişimi ve insanın anlam arayışı üzerine düşünme biçimimi güçlendirdi. Profesyonel koçluk, transaksiyonel analiz, logoterapi, bilimsel düşünme, uygulamalı nörobilim ve deneyim tasarımı alanlarında aldığım eğitimler de bugün kurduğum yaklaşımın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Sabah Notları

“Sabah, insanın kendisiyle yaptığı ilk toplantıdır.”

“Didem Sökmen ile Sabah Notları” ise bu bakışın daha insani, daha gündelik ve daha düşünsel tarafını temsil ediyor. Sabah Notları’nda kişisel gelişim klişelerine yaslanmadan; farkındalık, anlam, üretkenlik, iyi yaş alma, ilişkiler, bilinçli yaşam ve insanın kendisiyle kurduğu bağ üzerine düşünüyorum.

Merkez Soru

“Bir insan, bir marka veya bir deneyim kendini nasıl daha doğru, daha sade ve daha güçlü ifade eder?”

Bu sorunun cevabını bazen bir marka stratejisinde, bazen bir kişisel marka anlatısında, bazen bir web sitesi metninde, bazen bir deneyim akışında, bazen de bir insanın kendi hayatına bakma biçiminde arıyorum.

Görünür Olmak

Görünür olmak bağırmak değildir. Kendine ait doğru yeri bulmaktır.

Benim için görünür olmak bağırmak değildir. Görünür olmak; insanın, markanın veya fikrin kendine ait doğru yeri bulmasıdır. Bu yüzden çalıştığım kişi ve markalarla önce neyi büyütmek istediklerine değil, neyi gerçekten temsil ettiklerine bakarım. Çünkü kalıcı bir marka anlatısı, yalnızca dikkat çekmek için değil, güven oluşturmak ve iz bırakmak için kurulur.

Sahadan Anlar

Çalışma alanımın kenarında bıraktığı izler.

Deniz kenarında cam küre — bakış açısı
Didem Sökmen — sahada fotoğraf çekerken
Etkinlik anı — buluşma masasında

Tanışma

Birikiminizi daha net bir anlatıya dönüştürelim.

Eğer birikiminizi, uzmanlığınızı, markanızı veya tasarladığınız deneyimi daha net bir anlatıya dönüştürmek istiyorsanız, birlikte çalışmaya buradan başlayabiliriz.

Tanışma Görüşmesi Al